Bıyıkla nasıl barıştık?

Kenan İmirzalıoğlu

09.12.2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Türkiyeli erkekler, yıllardır ‘modernleşme’ serüveninin düşmanı olarak gördüğü bıyıkla yeniden barıştı. Peki erkeklerimiz, dudak üstündeki eski dostuna nasıl kavuştu, Türkiye neden Ortadoğu’nun bıyık ekim merkezi oldu?

Bilgisi, görgüsü fazla gelişmemiş bir Batılıya “Türk erkeğini resmet,” desek ortaya nasıl bir sonuç çıkar sizce? Muhtemelen eski Hollywood filmlerindeki Türk algısına benzer; ziyadesiyle esmer, belki fesli ama şüphesiz bıyıklı bir portre… Yani bıyık, pek çoklarına göre Türk erkeğinin ve hatta tüm Müslüman erkeklerin alametifarikasıdır. Buna rağmen 90’larda beyaz çorap ve tespihle birlikte olmazsa olmazlar arasından çıkarak taşrayla özdeşleşir ve ‘modern Türk erkeği’nin karşısında konumlanır. Bu değişim rüzgarları Kadir İnanır gibi bıyığıyla özdeşleşmiş jönlere bile dudak üstü nahiyelerini temizletir ve sürecin sonunda memleketin yegane bıyıklıları ‘ağır abiler’, geçmişinden kopamayan yaşlı beyler ve bıyığın sanat dünyasındaki yerini bilen bazı entelektüeller haline gelir. Ancak bu durum da fazla uzun sürmez. “Moda tekerrürden ibarettir,” sözünü haklı çıkarırcasına, bıyık yeniden popüler kültürün bir unsuru haline gelir. Bir avuç kıldan ibaret olsa da, üzerine fazlasıyla anlam yüklenmiş bu unsurun memlekette yeniden yaygınlaşmasına neden olan gelişmeleriyse, iki ana başlık altında anlatabiliriz.

KÜLLERİNDEN DOĞAN BIYIKLI İKONLAR

Kartal Tibet, Ayhan Işık, Hulusi Kentmen, Kenan Kalav… “Bıyıksız çıkmam abi,” ekolünün bayrak taşıyıcıları zamana yenik düştükçe veya sinemadaki etkilerini yitirdikçe, bıyığın hakimiyeti de ortadan kalktı. Ancak bir süre sonra yeni nesil jönler, canlandırdıkları karakterlerin delikanlılık katsayısının yükselmesinin etkisiyle, bayrağı ustalardan devralmasını bildi. Şüphesiz bıyığı kendine en çok yakıştıran, Burak ÖzçivitMuhteşem Yüzyıl’daki Malkoçoğlu rolüyle Burak Özçivit ve Son Osmanlı: Yandım Ali’den Karadayı’daki rollerine Kenan İmirzalıoğlu oldu. Part-time bıyıklı oyuncular Mehmet Aslantuğ, Oktay Kaynarca, Nejat İşler, Erkan Petekkaya ve Tolgahan Sayışman furyayı sürdürdü. Yalnız jönler değil, ekranların antikahramanları da bıyıksız yapamadı. Örneğin Erdal Beşikçioğlu (namıdiğer Behzat Ç.) ve elbette sık sık beddualara konu olan bıyıklarıyla Leyla ile Mecnun’un Erdal Bakkal’ı Cengiz Bozkurt… Sporun en dikkat çekici bıyıklısı yeniçeri bıyığıyla Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel iken, oğlu İdo’nun korkunç bıyıklarına rağmen müzik dünyasında İbrahim Tatlıses ile Orhan Gencebay’ın bıyıkları rakipsizliğini sürdürdü.

AVRUPA’YA KÜSÜP ORTADOĞU’YLA BÜTÜNLEŞME

Uzun yıllar kendini Avrupalı addeden bir toplum olsak da; düşünce ve davranış yapımız göz önüne alındığında özümüzün Ortadoğulu olduğu malum. Dolayısıyla doğruluğu tartışılır olsa da, bıyık konusunda bölgeyle ortak bir algıyı paylaşıyoruz: Bu topraklarda bıyık; erkekliğin, gücün, otoritenin simgesidir. Başbakan Erdoğan’dan Katar Emiri Şeyh Halife bin Hamid El Sani’ye bölge liderlerinin bıyıktan vazgeçmemesi, bu gerekçeyle açıklanabilir. Tabii AB’ye yönelik küskünlüğümüzün, ‘Avrupalı olma’ isteğimizi törpülediği ve bu durumun ‘bıyıksız modern erkek’ imajına zarar verdiği de bir gerçek. Kısacası halkımız siyasetin inişli-çıkışlı yapısına rağmen, Ortadoğu’yla zihinsel sınırlarını kaldırdıkça, bıyıkla da barıştı. Gelelim bu yazıyı yazmamızın sebebine. Geçen hafta İngiliz Daily Mail gazetesinde yayımlanan bir haber, Türkiye’deki bıyık modasına paralel olarak Ortadoğulu erkekler arasında bıyık bırakma oranının arttığını belirtiyordu. Haberin en dikkat çekici noktasıysa, bıyık bırakamayan veya bıyık tipinden memnun olmayan erkeklerin şöyle en palasından bir ‘bıyık ektirmek’ üzere Türk estetisyenlerin kapısını çaldığıydı. “Bıyığımı keserim!” şeklinde iddialara girilen, geçmişte “Seninki solcu/ sağcı bıyığı!” denilerek adam dövülen ülkemiz için şaşırtıcı bir durum değil elbette. Hem kim bilir, belki de Ortadoğu’da ‘oyun kurucu’ (!) ülke olmanın yollarından biri de bıyık ektirme merkezlerinden de geçiyordur…

***

KARANFİL BIYIK DA VAR PIRASA BIYIK DA

Turgut Etingü’nün 1962’de Hayat Dergisi’nde yayımlanan Bizde Bıyık ve Meşhur Bıyıklılar başlıklı yazısı, bıyık türlerini şöyle anlatıyor: “Kalınca ve dudaklar kadar uzun olanına ‘kaytan’, kaim ve dudak sınırlarını biraz geçmiş olanına ‘pırasa’, bir tutam pöstekiye benzeyenine ‘pos’, enli ve hem uzun hem kalınına ‘pala’, üstü dar, altı genişlere ‘yastık’, kısalara ‘kelebek’, yandan yukarıya uçları sivrilmişlere ‘karanfil’ bıyık denir.” Badem bıyığı ise zaten hepimiz biliyoruz… Bir tanım da Reşad Ekrem Koçu’nun Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü’nden. “Sünnetişerife üzere bıyık: Kibar tabaka, memurlar ve efendiden kişiler, uçları dudak kenarlarını geçmeyen kararınca bıyık uzatırlar, bıyığın dudak kenarı da kırpılırdı, yani bıyık teli dudak üstüne düşmezdi, üst dudak, tam şekliyle görünürdü.”

***

BIYIKLILAR DAHA ÇOK KAZANIYOR

Amerikan Bıyık Enstitüsü’nün araştırmasına göre, bıyıklı erkekler diğerlerinden yüzde 8.2 oranında daha çok para kazanıyor. Avusturalya’daki Queensland Üniversitesi ise bıyığın cildin maruz kaldığı zararlı ışın oranını düşürerek cilt kanseri riskini azalttığını söylüyor. Dünyaca ünlü bir bira üreticisinin araştırmasındaysa, ortalama miktarda bira içen bir erkeğin bıyıklarında, her yıl toplam bir buçuk bardak bira kalıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s