İstanbul’u korkutan sesler, korkunç bir komplunun parçası mı?

29.09.2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Sosyal medya kullanıcıları, son günlerde İstanbul semalarında korkunç sesler duyduklarını iddia ediyor. Bilim insanları “Yok öyle bir şey,” dese de, pek çok kişi seslerin ABD’nin ‘Yeni Dünya Düzeni’ni tesis etmek için yürüttüğü öne sürülen gizli Blue Beam projesinin provası olduğunu söylüyor. Peki, nedir bu proje?

Sosyal medyayı takip ediyorsanız, mutlaka dikkatinizi çekmiştir. Geçtiğimiz günlerde, başta İstanbul olmak üzere pek çok ilimizin semalarında sıra dışı sesler, uğultular duyulduğu iddia edildi. Bilim insanları “Rahat olun, böyle bir şey yok,” dese de, halkımız tümüyle ikna olmuş değil. Bunun başlıca sebebi, benzer seslerin geçtiğimiz aylarda başka ülkelerde de duyulmuş, kaydedilmiş ve güvenilir medya kaynaklarınca haberleştirilmiş olması. Dolayısıyla ortada iki seçenek var: Ya her ülkede benzer sesler videolara montajlanıp dolaşıma sokuluyor ve ardından insanlar da psikolojik olarak bu sesleri duyduklarını sanıyor; ya da gerçekten sıra dışı bir şeyler oluyor. İkinci seçeneği savunan komplo teorisyenleri, seslerin nedeninin NASA tarafından gizlice yürütülen Blue Beam Projesi olduğunu öne sürüyor. Peki nedir bu gizemli proje?
Projenin varlığına dair iddiaları ortaya atan ilk kişi, 1994’te Project Blue Beam adlı bir kitap yayımlayan (ve 1996’da, 51 yaşındayken kalp krizi nedeniyle ölen) Kanadalı gazeteci Serge Monast. Monast, ABD’nin bu projeyle tek dünya devletini ve tek dini hedefleyen ‘Yeni Dünya Düzeni’ni tesis etmeye çalıştığını öne sürdü.

FİLMLER KULLANILIYOR

Monast’a göre NASA’nın yürüttüğü proje, son yıllarda gündelik hayatımıza da girmeye başlayan (Örneğin 1996’da ölen Tupac Shakur’un bu yılki Coachella Festivali’nde verdiği hologram konser) hologram teknolojisini esas alıyor.
Kitaba göre projenin amacı, mevcut dini ve arkeolojik bilgileri dönüşüme uğratarak insanları tarihi bağlarından koparmak ve onların yeni düzeni gönüllü bir şekilde kabullenmelerini sağlamak. Bu amaçla dünyanın farklı bölgelerinde ‘tezgahlanmış’ arkeolojik buluşlara imza atılacak ve insanlığa “Bugüne kadar bildiklerimiz yanlışmış,” duygusu aşılanacak. Serge Monast’ın teorisine inananlar, Bosna’nın Visoko kasabasındaki bir tepenin altında piramit bulunduğu iddialarını söz konusu perspektif içerisinde okuyor. Geçen haftalarda Harvard Üniversitesi’nden Prof. Karen King’in kamuoyuna açıkladığı, Hz. Meryem’in Hz. İsa’nın eşi olduğuna dair belge de aynı şekilde değerlendiriliyor.
Üç boyutlu hologram teknolojisiyse, ikinci aşamada devreye girecek. Gökyüzüne Hz. İsa, Buda gibi dini liderlerin hologramları yansıtılacak ve insanlar şok ile infial arası bir ruh hali içerisindeyken, hologramlar bütünleştirilerek yeni ve tek din propogandası yapılacak. Teoriye inananlar, 2009’da Rusya’da görüntülenen ve Hz. İsa’yı çarmıha gerilmiş görüntüsünü anımsatan gökyüzü oluşumunun ve 2010 yılında görüntülenerek basınımızda ‘Kabe’nin üzerine melek indi’ başlıklarıyla paylaşılan görüntülerin hologram denemeleri olduğunu iddia ediyor.
Diğer yandan propogandanın en önemli ayaklarından biri, tıpkı telepati gibi insanların beynine doğrudan mesaj gönderebilen ve onların davranış, düşünce yapılarını yönlendirebilen sonik ses dalgaları (bu tarz bir teknoloji sahiden de mevcut) olacak. İstanbul’da ve dünyanın başka şehirlerinde duyulduğu iddia edilen sesleri Blue Beam ile bağdaştıranlar, düşük frekansa sahip bu seslerin tedirginlik yaratma amacıyla kullanılması planlanan bir ses dalgasının tatbikatı olduğunu belirtiyor.
Hollywood’un da bilimkurgu filmleriyle dünyayı uzaylı istilası fikrine psikolojik olarak hazırladığı iddia ediliyor. H.G. Wells’in aynı adlı kitabından uyarlanan 2005 yapımı Dünyaların Savaşı filmi (ilginçtir, 1930’larda kitaptan uyarlanan radyo tiyatrosunu dinleyen pek çok ABD’li, dünyayı gerçekten de uzaylıların istila ettiğini sanarak paniğe kapılmıştı), örneklerden yalnızca biri. Aynı şekilde, Half Life ve Halo gibi bilgisayar oyunlarının kullanıldığı öne sürülüyor.

*** GÖLCÜK DEPREMİNİN NEDENİ HAARP PROJESİ Mİ?

Blue Beam’in yanı sıra çokça tartışılan bir proje daha var: HAARP. ABD’deki Alaska Üniversitesi tarafından yürütülen projenin amacı, atmosferin gözlenmesi ve elde edilecek bulguların, iletişim ve gözetim tekniklerinin geliştirilmesi için kullanılması. Ancak iddiaya göre, HAARP aracılığıyla iyonosfere gönderilen elektromanyetik dalgalarla suni depremler oluşturmak mümkün. Bu iddiaya kaynak olarak, projenin sitesindeki HAARP faaliyetlerine ait grafikler gösteriliyor. Grafiklerde 1999 Gölcük, 2010 Haiti ve 2011 Japonya depremleri öncesinde faaliyet yoğunluğu gözleniyor. Hatta doğruluğu birinci ağızdan kanıtlanmamış da olsa, dönemin başbakanı Bülent Ecevit’in HAARP’a dair iddiaların araştırılması emrini verdiği bilgisi, basınımızda yer almıştı. ABD’nin önemli üniversitelerinden MIT’deki bir araştırma da, iyonosfere gönderilen dalgaların ısınmaya neden olarak fay hatlarından radon gazı çıkmasını sağladığını ve depremleri tetiklediğini ortaya koymuştu.

Reklamlar

9 responses to “İstanbul’u korkutan sesler, korkunç bir komplunun parçası mı?

  1. Makalenizi pür dikkat okudum şu an bloğumda kitaplık sayfamda paylaştığım ve bundan bir veya iki sene önce okuduğum Ömer ÖZKAYA bey’in kaleme aldığı “ZİHİN KONTROLÜ” isimli kitapta da bu tarz çalışmalardan bahsediliyor . Daha tam derinine değinmeden de Aytunç ALTINDAL beyefendi bu çalışmaların doğru olduğunu ve dahası olduğundan söz ediyor çok ilgi çekici dikkatle bilinçlenerek izliyorum
    Hürmetlerimle

  2. Şayet müsade ederseniz,
    Bu makalenizi , kendi bloğumda önerdiklerim başlıklı sayfamda link olarak tavsiye etmek istiyorum izinlerinizi bekliyorum
    Hürmetlerimle

  3. İlginiz için teşekkür ederim, blogunuzdaki makaleyi de mutlaka okuyacağım…

    • Sanırım ya ben yanlış ifade ettim yada sizin dikkatinizden kaçtı . Bu konuda bloğumda yayınlanmış bir makale mevcut değil sadece kitap önerisi yaptım . Bilgilerinize sunarım

  4. Benim haberim yoktu bundan, Leyla ile Mecnun’da bu konudan bahsetmişlerdi. Şimdi anlıyorum. Emeğinize sağlık :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s