Bir ‘Nişantaşı’ parodisi: Gangnam Style!

Ne Beatles, ne Michael Jackson… İnternette tüm zamanların en çok tıklanan şarkısı, Güney Koreli PSY’a ait. Peki, bu şarkıya adını veren ve yerli muadili Nişantaşı olan Gangnam semtinde hayat, gerçekten klipteki kadar renkli mi?

Hayalini kurduğunuz o sessiz sakin sahil kasabasında inzivaya çekilmeyi henüz başaramadıysanız, eminim ki “Nedir bu Gangnam Style?” sorusunun yanıtını çoktan almışınızdır! Yine de ‘televizyonlarını yeni açanlar’ için kısaca özetleyelim: Gangnam Style, adını psikopat anlamına gelen ‘psycho’ kelimesinin ilk üç harfinden alan Güney Koreli PSY’ın seslendirdiği bir pop şarkısı. Tabii şarkının bu denli ses getirip, YouTube’da tüm zamanların en çok izlenen (400 milyondan fazla) videosu payesini almasında, meşhur klibi de büyük pay sahibi. Bu renkli klibin en çarpıcı unsuruysa, 1990’larda yurdumuzun tatil köylerinde bolca icra edilen kulüp danslarını anımsatan Gangnam dansı. Etki gücü acısından bir tür post-modern Macarena olarak tanımlayacağımız bu dansta, Apaçi dansıyla kolbastı birleşimi ayak figürleri, ata binermişçesine birleştirilen el figürleriyle bir arada kullanılıyor. Şarkıyı ve klibi bu şekilde özetledikten sonra, asıl konumuza yani bu şarkıya adını ve ruhunu veren Gangnam semtine geçelim.

– 1970’lerde bir gecekondu bölgesi olan semt, son 40 yılda hızlı bir ‘Dubaileşme’ sürecine girerek, başkent Seul’ün ‘cazibe merkezi’ haline dönüşmüş. Semt, Hun Nehri’nin güneyinde yer alıyor, zaten Gangnam’ın kelimesinin anlamı da ‘nehrin güneyi.’ Yüzölçümü Manhattan’ın yarısını ancak geçen (40 kilometrekare) ve yarım milyonluk nüfusa ev sahipliği yapan semt, sakinlerinin yüksek gelir seviyesi nedeniyle Güney Kore’nin Beverly Hills’i (veya yerlileştirirsek İstanbul’un Nişantaşı’sı) olarak anılıyor.

– Tabii şaşaası nedeniyle Gangnam ile G. Koreliler arasında bir tür aşk-nefret ilişkisi var. Bir yandan herkes kapağı bu ‘taşı toprağı altın’ semte atmak istiyor, diğer yandansa orada yaşayanlar burnu büyüklükle ve şımarıklıkla suçlanıyor. Semte “Memlekette yaşam çok pahalılaştı beyim,” temalı konuşmalarda da sık sık atıfta bulunuluyor.

HER İŞE ASİSTANLAR KOŞUYOR

– Tıpkı Nişantaşı gibi bolca pahalı butiğe, lüks tabirini yeniden tanımlayan restoranlarla ve âlemin en hasını yapabileceğiniz kulüplere ev sahipliği yapan semtin en ilginç özelliklerinden biri, tıkır tıkır işleyen ‘kişisel asistan’ sistemi. Bu sistemde istihdam edilen gençler, pembe motorsikletleriyle vızır vızır dolaşarak belirli bir ücret karşılığında her tür isteğinizi yerine getiriyor. Mesela eve servis yapmayan bir restorandan verdiğiniz siparişi getiriyor, koltuklarınızın yeri değişecekse gelip duruma el atıyor, evde böcek varsa hakkından geliyorlar.

– Gangnam’ın popüler kültürdeki yeri, yalnızca PSY’ın şarkısıyla sınırlı değil elbet. Matt Damon’ın oynadığı 2012 çıkışlı The Bourne Legacy filminin önemli sahnelerinin çekildiği semt, bugüne kadar pek çok diziye de mekan oldu. Gangnam Style klibinin bazı açık hava sahnelerinde, semtin önemli binalarını görmek mümkün. Örneğin bir sahnede PSY, 836 metrelik ünlü Asem binasının üstünde dans ediyor, arka plandaysa 228 metrelik Ticaret Merkezi binası görülüyor.

– Tabii ciddi bir iş çevresinin ikamet ettiği Gangnam’da (Kore’nin gayri safi milli hasılasının yüzde 7’si bu semtten çıkıyor), hayat klipteki gibi sürekli hoplayıp zıplayarak geçmiyor. Zaten klipte, Gangnam’a yerleşen ‘sonradan görme’lerin tercih ettiği özenti yaşam tarzı hicvediliyor. Yani PSY’ın canlandırdığı karakter, bir ‘haza Seul beyefendisi’ değil, voliyi sonradan vurup kendini kaybeden bir Gangnam ucubesi.

– Diğer yandan semt, aynı zamanda güzellik merkezlerinin ve estetik cerrahi kliniklerinin de merkezi. Bu kliniklere en çok çekik gözlerini ameliyat ettirerek daha ‘Batılı’ bir görünüme sahip olmak isteyen G. Koreliler başvuruyor.

– ‘Geyik muhabbeti’yle tatlandırılmış bu yazının son paragrafında, ciddi bir çözümleme yapmamak da olmaz elbet! Evet sorumuz şu: Şarkı neden bu kadar tuttu? Cevaplarsa şöyle: Nakaratın akılda kalıcı ve şarkının had safhada dile dolanıcı olduğunu vurguladıktan sonra, videodan bahsetmemiz gerekiyor. Malum, görsellik çağındayız ve bu klip görsel açıdan her ihtiyacınızı karşılıyor: Sevimli çocuk, güzel kız, “O da neydi öyle,” dedirten sahneler ve bir sarısından pembesine bir renk bombardımanı… Klibin etkisini şöyle de özetleyebiliriz: PSY şarkının çoğunu İngilizce söylüyor ama klip sayesinde sanki ne anlattığını hepimiz biliyor gibiyiz değil mi? Ciddi bir surat ifadesiyle icra edilen o absürt dans da etkili elbette. Zira şaşmaz bir kuraldır; insanlar grup halinde yapılan danslara bayılır! (Bakınız Macarena). PSY’ın süper yakışıklı, yağ oranı sıfıra yakın popçulara benzememesi de bir sempati duygusu uyandırıyor pek çok insanda. Tabii şarkıcının Justin Bieber’ı dünya yıldızı haline getiren menajerle çalıştığını da unutmayalım. Diğer yandan yukarıda bahsettiğimiz üzere, klipte canlandırılan karakter bir ‘özenti’. Ve bırakın diğer insanları, özentiler bile özentilerle dalga geçmeyi sever.

NOT: Yazımız aslında şu satırla bitiyordu: “Sahi Nişantaşı Style diye bir şarkımız olsa, dansı nasıl olurdu acaba?” Lakin baskıya girmemize az kala, Atilla Taş’ın Yam Yam Style adlı cover’ını dinledim. “Neden ama neden?” diye sorasım var elbette, ama bu aşamada tek diyebileceğim şu: “Sahiden ibretlik bir çalışma!”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s