Telefon kullanmanın da adabı var…

26.08.2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Avrupa’nın en çok cep telefonuyla konuşan ülkesi olsak da, telefon kullanma adabını iyi bildiğimiz söylenemez. Benzer sorunlar yaşayan ülkeler gibi, doğru kullanım dersi veren adab-ı muaşeret kurslarımız da yok. Peki en çok neleri yanlış yapıyoruz?

Artık çiftlerin baş başa yediği romantik yemeklerde bile, masada en az iki davetsiz misafir var: Cep telefonları! Üstelik sakin de durmuyorlar. Gürültü yapıyor, konuşmayı bölüyor “Sessiz dur,” dediğinizde bile ışıklarıyla dikkat dağıtmayı sürdürüyorlar. Bu durumun rahatsız ettiği kişilerden biri de, ABD’li şef Mark Gold. Tanınmış şef, Los Angeles’taki restoranı Eva’da yüz yüze sohbetleri teşvik etmek için, kapıda telefonlarını bırakmayı kabul eden müşterilerine indirim uygulamaya başladı. Diğer yandan telefonların rahatsızlık verdiği ortamlar, restoranlarla sınırlı değil. Bu nedenle ABD’de ve başta Fransa olmak üzere Avrupa’da pek çok adab-ı muaşeret kursu, müfredatlarına cep telefonlarının doğru kullanımını öğreten dersler ekledi. Madem Avrupa’nın en çok telefonla konuşan ülkesiyiz, biz de kendimizi eğitmeye bir yerden başlamalıyız. Gelin neleri yanlış, neleri doğru yaptığımıza birlikte bakalım.
Sevgili genç kızlar… Evet, onulmaz aşk acıları çekiyor, yaşadıklarınızı arkadaşlarınızla paylaşmak istiyor olabilirsiniz. Ama lütfen bunu toplu taşıma araçlarında yapmayın! Çünkü yorgun veya sıkkın olabiliriz. Öyle olmasak bile, bağıra çağıra anlattığınız özel hayatınızı dinlemeye meraklı değiliz. Lütfen evinize gidip odanızın kapısını kapatın ve kiminle konuşacaksınız orada konuşun.
Benzer bir tavsiye sizin için de geçerli delikanlılar… Anlıyoruz, tuttuğunuz takım galip gelmiş. Tebrik ederiz! Lakin insan içindeyken konuşmalarınızın içeriğine, üslubunuza azıcık dikkat edin e mi? Kimse rakip takım taraftarı dostunuza yaptığınız sinkaflı nispeti dinlemeye meraklı değil. Kendimiz için bir şey istiyorsak namerdiz. Maksat size bir şey olmasın!
Değerli teyzeler, amcalar… Müjde, telefonların santralden bağlatıldığı dönem geride kaldı! Artık yüksek sesle konuşma alışkanlığından kurtulabilirsiniz. Şimdiki telefonlar fısıltıyı bile iletiyor. Uzun lafın kısası, ‘küçük harflerle’ konuşursanız eğer, ne siz yorulursunuz, ne de biz yıpranırız…

TELEFON VAKİT GEÇİRME ARACI DEĞİLDİR
Şimdiyse herkes için geçerli tavsiyelerimize geçelim… Öncelikle ofisteyken telefonunuzu ya sessiz modda kullanın ya da yanınızda taşıyın ve çalar çalmaz bekletmeden açın. Aksi halde o telefon, siz masadan uzaklaşır uzaklaşmaz çalmaya başlıyor ve insanda konsantrasyon bırakmıyor. Bir rica daha; lütfen insanları rahatsız edebilecek bir zil sesi seçmeyin.
Diyelim arkadaşlarınızla oturuyorsunuz ve tam da o sırada telefonunuz çalıyor. İlla ki açmanız gerekiyorsa, “Pardon, kusura bakma,” deyin ve öyle açın. Ayrıca biriyle otururken, sürekli sosyal medya hesaplarınızı kontrol etmeyi ve mesaj yazmayı bırakın. Karşınızdaki kişi sizin için orada ve emin olun sizin kendisiyle iletişim kurmanızı çok daha fazla tercih ediyor!
Yıllarımız İSKİ çukuruna düşenlere dair haberleri duyarak geçti, ama hâlâ yolda önümüze bakarak yürümeyi öğrenemedik. O çok önemli mesajlarınızı kalabalık caddelerde yürürken değil de, bir köşede durup yazsanız? Hem bize çarpmaktan, hem de engebeli yollarda düşüp, bir yerinizi incitmekten kurtulsanız?
Elinizle perdeleseniz, sinema salonunun karanlığında 10 bin volt gücünde parlıyor telefonunuz. Far görmüş tavşan gibi oluyoruz; filmden kopuyor, hayattan soğuyoruz. Lütfen araya veya filmin sonuna kadar bekleyin.
Spor salonunda çalışırken telefonunuzdan müzik dinleyebilirsiniz elbette. Ama koşu bandındayken vakit geçirmek için sürekli birilerini aramayın. Çevrenizdekilerin kafasını şişirmeyin.
Demek telefonda oyun oynamak sizi eğlendiriyor, ne güzel! Ama o garip ses efektlerini duymak, inanın bizi eğlendirmiyor. Oynayacağınızda telefonun sesini kıssanız ya da kulaklık taksanız? Siz sağ, biz selamet.
Asansöre bindiğinizde telefonunuz çekmiyor. Bunu bilmenize rağmen “Alo! Duyuyor musun? Asansördeyim, alooo!” diye bağırmayın. Hem bir asansör yolculuğu en fazla kaç saniye sürebilir ki? Azıcık sabredin, kendinize “Ya sabır,” dedirtmeyin.
“Bana bir şey olmaz, zaten eniştem dedi ki telefon uçağı etkilemiyormuş,” demeyin! “Biniyorum,” haberini uçağa binmeden önce verin ve sonra telefonunuzu kapayın, ya da uçuş moduna alın. Sonra hostes sizi uyarınca kopya çekerken öğretmene yakalanmış öğrenci gibi garip tepkiler vermeyin. Tabii arabada, seyir halindeyken de telefon kullanmayın. Kendi canınızı ve başkalarını tehlikeye atmayın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s