TABLOLARIN KARŞISINA GEÇTİĞİMDE AĞLARIM

03.06.2012 tarihinde yayımlanmıştır.

2001’de katıldığı Elite Model Look yarışmasında ikinci seçilen Itır Lir Tan, yurtdışındaki sanat eğitimini tamamlayarak Türkiye’ye döndü. Tan’la hayatını ve küratörlüğünü yaptığı galeriyi konuştuk

Itır Lir Tan sıra dışı bir kadın. Üç farklı ülkede sanat eğitimi almış; dört dil öğrenip, çift master yapmış. Bununla da yetinmeyip, bir resim yarışmasında dünya ikinciliği, şiir yarışmasında İstanbul birinciliği kazanmış. 2001’de katıldığı Elite Model Look yarışmasında Türkiye ikincisi seçilen ve uzun süre televizyonda bir kültür sanat programı sunan Tan, spor konusunda da oldukça maharetli. Yüzücülük ve binicilik geçmişi var. Tüm bunların yanında, bir dönem de konservatuvarda piyano eğitimi almış! 30 yaşındaki Tan, bugünlerde Türkiye’ye dönerek kendi kurduğu Get-Me-Art Gallery’nin küratörlüğünü üstlendi. Gerisini, gelin ondan dinleyelim..

– Diplomat kızısınız. Çocukluğunuz ülkeden ülkeye dolaşarak geçmiştir değil mi?

– Evet, Ankara’da doğdum ama ilkokulu İsviçre’de tamamladım. Sanata ilgim de o dönemde başladı. Bir resim yarışmasında dünya ikincisi oldum. Türkiye’ye döndüğümde bir Fransız lisesinde okumaya başladım. Liseyi Moskova’daki bir Amerikan kolejinde tamamladım. Ardından Surikov Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi aldım. Son olaraksa Türkiye’ye dönerek Mimar Sinan’da sanat tarihi okumaya başladım. Bu arada 2001’de katıldığım Elite Model Look yarışmasında ikinci oldum. Ama birkaç denemeden sonra mankenlik yapamayacağımı fark ettim.
her şeyi bırakıp gittim

– Hangi yönleri rahatsız etti mankenliğin?

– Bana küçüklükten beri, görüntümle değil, başka özelliklerimle varolmam gerektiği öğretildi. Türkiye’deyse mankenlerin sanki kıyafetleri değil de kendilerini göstermeye çalıştıkları gibi bir anlayış var. Ailem de mankenlik yapmamı istemiyordu zaten. Bu gibi sebeplerle televizyona geçtim. Bir ulusal bir kanalda kültür sanat programı hazırlayıp, sundum. Her şey yolundaydı. Ama sonra her zamanki gibi yerimde duramadım!

– Ne yaptınız peki?

– Oturmuş düzenimi bırakıp, Fransa’daki Ecole de Louvre’da müzecilik masterı yapmaya başladım. Herkes şaşırdı bu kararıma. Ama bunu yapmalıydım. İlk masterın ardından, müzeciliğin çok statik bir şey olduğuna ve daha aktif bir şekilde çalışırsam, ülkeme daha fazla faydam olacağına karar vererek bir de sanat piyasası üzerine uzmanlık masterı yaptım. Yaklaşık beş ay önceyse, kafamda Türkiye’deki sanatçıları yurtdışında tanıtmak ve yabancı sanatçıların eserlerini Türk sanatseverlerle buluşturmak düşüncesiyle İstanbul’a döndüm. Başta bir sanat danışmanlığı şirketi kurmayı düşünüyordum. Ancak Sapphire AVM’den teklif gelince, yaklaşık üç ay önce Get-Me-Art Gallery’yi kurdum.

YENİ BİR RÖNESANSA İHTİYAÇ VAR

– Şu ana kadar hangi sergileri düzenlediniz?

Açılışı dünyaca ünlü Fransız sanatçı Jacques Bosser’in fotoğraflarıyla yaptık. Şimdiyse İtalyan sanatçı Marco Veronese’nin eserlerini ‘Yine Yeniden Doğmak’ adıyla sergiliyoruz. Veronese, insanoğlunun sonunu kendi elleriyle hazırladığını ve bu yüzden yeni bir rönesansa ihtiyaç duyduğumuzu düşünüyor. Sergide, Veronese’nin Rönesans döneminde yapılmış tablolar üzerine (örneğin da Vinci’nin Erminli Kadın ve Vermeer’in İnci Küpeli Kız’ı) yorumlarını görmek mümkün.

– Güncel sanat ortamımıza nasıl bir katkınız olacak?

– Türk sanatseverleri, Avrupalı çağdaş sanatçılarla bir araya getiriyoruz. Ayrıca satın alma gücü olmayanların da gelip bu eserleri görmelerini istediğimiz için sergilerin süresini uzun tutuyoruz. Bu bir tür sosyal hizmet. Çünkü göz zevkinin gelişmesi çok önemli. Sanat eserlerini inceledikçe, estetik duygunuz artıyor ve bu hayatınızın her alanında etkisini gösteriyor.

*** SANAT ESERİ MAL DEĞİLDİR

“Yurtdışında Türk çağdaş sanatına ilgi artıyor. Bu sayede artık halkımız da sanatın, para eden ve herkesin beceremeyeceği bir şey olduğunu gördü.Sanata duydukları saygı arttı. Yurtdışındaki müzayedelerin dezavantajıysa, bir grup insanın sanat eserlerine yatırım malı olarak bakmaya başlamaları oldu. Bu kişiler, eserle hiçbir duygusal bağ kurmuyor. Tek öğrenmek istedikleri, bir yıl sonra o eseri satınca ne kadar kar edeceği. Sanat değil, emlak danışmanı gibi hissediyor insan kendini. Oysa sanat için duygu şarttır. Örneğin ben Ilya Repin’in tabloları önünde saatlerimi geçirip, ağladığımı bilirim.

*** AVM’DE OLMAMIZ AVANTAJ

“Bence sanat halk içindir. Bu yüzden, Get-Me-Art Gallery’nin bir AVM’nin içinde olması avantaj. Bazı ziyaretçilerimiz, hayatlarında ilk kez bir çağdaş sanat eseriyle karşılaşıyor. İlginç yorumlar alıyoruz. Beğeneni de var, beğenmeyeni de, provokatif bulanı da… Ama provoke edip, dikkat çekmek de sanatın bir parçasıdır. Gördüğünüz her eser, size bir şey katar.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s