Serdar’ın minibüsüne bin, Demet’le Hande’yi yarıştır

30.09.2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Sanat dünyası ile teknoloji arasındaki işbirliği gelişiyor. Son olarak Lady Gaga, yeni albümünü bir bilgisayar oyunuyla birlikte çıkaracağını duyurdu. Peki bizim sanatçıların oyunları olsa, sizce neye benzerdi?

Birkaçay evvel yayımladığımız ‘Küresel köyün muhtar adayları’ başlıklı yazıda, sanat dünyasının önde gelen isimlerinin internete ve teknolojiye büyük yatırım yaptıklarını anlatmıştık. Onlardan biri de Lady Gaga’ydı. Tabii Gaga bu, durur mu? Kendi sosyal paylaşım sitesi Little Monsters’ı (Site, adını Gaga’nın hayranlarına verdiği isimden alıyor) kurmakla yetinmedi, üstüne bir de yeni albümü Artpop‘u multimedya projesi olarak piyasaya süreceğini açıkladı. Gelecek yıl çıkacak albüm için, tüm önemli platformlarda çalışabilen bir masaüstü ve mobil uygulama oluşturulacak. Sürekli güncellenecek bu uygulama, sanatçıyla interaktif sohbet yapma fırsatının yanı sıra Gaga’nın animasyon karakterini yönlendirebileceğiniz oyunlara, ekstra şarkı ve klip içeriklerine de ulaşılabilmemizi sağlayacak. Eloğlu böyle yaratıcı fikirlere imza atadursun, bizim sanatçılarımız yerlerinde saymaya devam ediyor. Madem öyle, onların yerine biz düşünelim ve Gaga gibi içinde dijital oyun barındıran bir uygulama ürettiklerini varsayalım. Sizce oyunlar neye benzerdi?

BÜLENT ERSOY SÜSLEMECE
Dikkat çekici bir makyaj, göz kamaştıran takılar, gecenin karanlığını aydınlatan tuvaletler… Malum, divamız memleketin en süslü hanımlarından biri. Dolayısıyla oyunumuzun konsepti ‘süsleme’ üzerine. İlk aşamada, divayı malikanesindeki zengin gardırobu arasında dolaştırıp, katılacağı davete uygun bir seçim yapacağız. İkinci aşamada doğru takıları seçecek, zorlu son aşamadaysa makyaj koltuğuna oturan divanın karşısına geçeceğiz. Amaç; farklı renk ve malzeme seçeneklerini kullanarak en uygun makyajı yapmak. Doğru adımları attıkça, divanın kendine has kahkahaları ve ‘fevkaladenin fevkinde’ nidalarıyla puan kazanacağız. Yanlış yapma lüksümüzse elbette ki yok. Aksi halde başımıza neler geleceğini tahmin edersiniz!

HANDE’YLE DEMET ATIŞTIRMACA
Oyunumuzun kahramanları; kimi zaman dostlukları, kimi zamansa düşmanlıklarıyla gündeme gelen ezeli rakipler Hande Yener ve Demet Akalın. Ancak üçüncü bir karakter daha var: Müzik dünyasının ‘harika çocuğu’ Sinan Akçıl. Zaten oyun, onun son bestesini tamamlamasıyla başlıyor. Durumu haber alan Yener ve Akalın, arabalarına atlayarak Akçıl’ın evine ulaşmak için yarışa başlıyor. İki kahramandan birini yönetirken, İstanbul trafiğiyle de boğuşmanız gerekiyor. Bu süreçte Akalın’ın avantajı, hazırcevaplığı ve ikna kabiliyetiyle trafikten hızla sıyrılabilmesi; Yener’inkiyse yaratıcılığıyla kısa yolları keşfedebilmesi. Uzun lafın kısası, Akçıl’ın evine ilk varan, hit besteyi kapar, ezeli rakibine üstünlük sağlar.

SERDAR’IN MİNİBÜSÜ
Bir bar çıkışı, sabahın ilk saatleri… Önce ünlü şarkıcı çıkıyor bardan; uykudan mı, hareketli geçen geceden mi bilinmez, gözleri her zamankinden daha çekik. Ardındansa yabancı mankenler beliriyor ekranda. Kahramanımızın hedefi, bir dakika dolmadan ileride bekleyen siyah minibüse ulaşmak. Lakin yol engellerle dolu. Önce paparazzileri atlatmak gerekiyor. Zira karakterimizin yüzüne patlayan her flaş, sersemletici etki yaparak, hareket hızını azaltıyor. Bu da paparazzilerin çevresini sarmasına, yolunun tıkanmasına neden oluyor. Ayrıca sorulan her soru, süreden 10 saniye götürerek, şarkıcının ‘dostlarıyla’ evine gitmesini zorlaştırıyor. Kısacası görev meşakkatli, mükafatıysa had safhada cezbedici!

ENGİN GÜNAYDIN YÜRÜTMECE
‘O son kadehi içmeyecektin abi,’ sloganlı oyunun kahramanı, favori oyuncularımızdan Engin Günaydın. Açılış demosunda, Cihangir’deki bir barda arkadaşlarıyla vedalaşan oyuncu, role playing oyunlarında giyilse, artı üç görünmezlik puanı sağlaması muhtemel yeşil parkasını üzerine alırken görülüyor. Ardından karakterimizi yönlendirmeye başlıyoruz. Maksat, Günaydın’ı dengede tutmak, yere düşmesine izin vermeden Taksim Meydanı’na varmasını sağlamak. Tabii yol zorlu engellerle dolu: Gazeteciler, parkaya yapışarak karakterimizin dengesini bozmaya çalışan sokak çocukları ve üzerine düşülmesi halinde can yakarak puan kaybettiren seyyar kestaneci arabaları…

NİHAT’LA PASCAL KOVALAMACA
Aşil ve Hektor’un mücadelesi geçmişte kalsa da, modern çağ kendi büyük mücadelesini yaratmayı başardı: Nihat Doğan’a karşı Pascal Nouma! Survivor adasından başlayıp İstanbul’un ara sokaklarına ve Pascal’ın memleketi Fransa’ya uzanan heyecanlı bir mücadele bu. Oyunda Pascal’ın en büyük avantajı, atletik vücudu ve kışkırtıcı sözleri. Nihat ise yakaladığı yerde rakibini vecizeleri ve aforizmalarıyla hareketsiz bırakarak son darbeyi indirebilme avantajına sahip. Dolayısıyla bu oyun, zihin gücüyle fizik gücü arasındaki binlerce yıllık mücadelenin son mahsülü.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s