Kızıl Gezegen’in mütevazı fatihi

12.08.2012 tarihinde yayımlanmıştır.

Uzay robotu Curiosity, hafta başında Mars’a indi. Peki, işlemcisi iPhone’dan bile yavaş olan robot, neleri değiştirecek? Her şey komplodan mı ibaret? Ve bu yolculukla bir bilim adamının mürüvveti arasında nasıl bir ilişki var? Tüm yanıtlar bu yazıda

Gazetelerde hafta boyunca gezgin uzay robotu Curiosity’nin Mars macerasına dair haberler okuduk. Yani konu deprem olduğunda sismolog, maç olduğunda koç, Olimpiyat olduğunda Usain Bolt olan halkımız, artık Kızıl Gezegen hakkında da bir astronot (veya siyasi görüşüne göre kozmonot!) kadar bilgi sahibi hale geldi. Yine de “Curiosity nedir?” diyenler için, kısa bir özet geçelim: NASA tarafından geliştirilen ve Pixar’ın sempatik animasyon kahramanı Wall-E’ye benzerliğiyle dikkat çeken bir araba büyüklüğündeki robot, sekiz aylık zorlu bir yolculuğun ardından pazartesi günü Mars’a iniş yaptı. İki yıl boyunca gezegende kalacak olan robot, sahip olduğu teknik enstrümanları (kamera, lazer, laboratuvar) kullanarak gezegende yaşam izleri arayacak, çektiği fotoğrafları ve yaptığı analizlerin sonuçlarını dünyaya gönderecek.

Ancak bu süreçte bir kaplumbağadan bile yavaş hareket edeceği için, toplamda kat edeceği mesafe 20 kilometreyi geçmeyecek.
Böylesi önemli bir görev üstlenen robot hakkında çok ilginç bir detaya da dikkatinizi çekelim: İnanılması güç ama Curiosity, aslında iPhone 4S’ten daha zayıf bir donanıma sahip! Gezgin robot 200 MHz’lik, 256 MB RAM ve 2 GB disk alanı taşırken, iPhone 4S, 800 MHZ’lik işlemciye, 512 MB RAM’e ve sahip 64 GB’a kadar çıkan disk alanı seçeneklerine sahip. Ancak iPhone’un mevcut haliyle Mars yüzeyinde birkaç saniyeden fazla sağlam kalamayacağını da hatırlatalım

HASRETİMİZİ NİHAYET DİNDİRDİK

Peki, Curiosity’nin macerası ne gibi sonuçlar ortaya çıkaracak?

– Her şey bir yana, Mars’ta gerçekten yaşam bulunabilir ve böyle bir buluş, evrene bakışımızı ve geleceğimizi şekillendirecek sonuçlar doğurabilir! Çünkü aynı güneş sistemindeki iki gezegende yaşam bulunması, diğer gezegenlerde yaşam olması ihtimalini de son derece kuvvetlendirecektir.

– 1969’da Apollo 11’in Ay’a inmesinden bu yana, tüm dünyayı heyecanlandıran bir ‘uzay anı’na hasrettik. Beklediğimize kavuştuk, gözümüzü yeni keşiflere çevirdik.

– Soğuk Savaş yılları geride kaldı, dolayısıyla uzaya çıkma yarışı (en azından siyasi arenada) geçmişteki kadar ateşli değil. Yine de ABD, bu alandaki üstünlüğünü dünyaya bir kez daha kanıtlanmış oldu.

– NASA, Curiosity sayesinde kaybetmekte olduğu popülaritesini yeniden kazandı. Bu durum, 2013’te bütçesinde ciddi kesintiler yapılması planlanan kurumun oldukça işine yarayacak. Hatta eğer 2.5 milyar dolar değerindeki Curiosity önemli bulgulara ulaşırsa, bütçenin artması bile söz konusu olabilir.

*** NÜKLEER SİLAH MI DENEYECEK?

Söz konusu ABD ve uzay olunca, komplo teorisyenleri de boş durmadı elbet. İşte sanal alemde en çok tartışılan komplo teorileri:

1. Amaç Mars’ın keşfi değil! ABD, Curiosity ile aslında Mars’ta nükleer silah denemesi yapacak.
2.
ABD zaten uzun süre önce Mars’a çıkmayı başardı. Hatta orada astronotları bile var. Curiosity’nin amacı, dünyaya “Mars’a insan göndermemize daha çok var. Şimdilik sadece robot gönderebiliyoruz,” mesajı vermek ve halihazırda devam eden çalışmaları gizlemek.
3.
NASA, Mars’ın bir nükleer savaşın ardından bugünkü kurak ve çorak haline döndüğünü düşünüyor. Gezgin robot, işte bu korkunç savaşın izlerini araştıracak.
4.
Zamanlama manidar dostlar! ABD Başkanı Barack Obama, kasımdaki seçimler öncesinde halkın moralini yükseltmek, seçmenlerin gönlünü fethetmek istiyor.
5.
ABD’nin Ay’a çıktığına inanmayan milyonlarca kişi var. Benzer şekilde Curiosity’nin Mars yolculuğunun da montajdan ibaret olduğu iddia ediliyor.

*** UZAYA ÇIKTI, KISMET AÇTI

Gezgin uzay robotu Curiosity, yalnızca kendini değil bir NASA çalışanını da ünlü yapmayı başardı. İniş sırasında heyecanlı bir bekleyiş içerisinde olan NASA uçuş direktörlerinden Bobak Ferdowsi, kırmızı-mavi gölgeli Mohawk stili saçlarıyla pek çokları için Curiosity’yi bile gölgede bıraktı. Twitter’daki kullanıcı sayısı birkaç saat içinde binlerce artan 32 yaşındaki Ferdowsi “Stilim sayesinde insanlar bilime ilgi duymaya başladıysa, bundan mutlu olurum,” gibi görüntüsüyle çelişir bayatlıkta bir açıklama yapsa da, sosyal medyada aldığı sayısız evlilik teklifinden duyduğu memnuniyeti de saklamadı.

*** ŞİMDİ SIRA BU ŞARKILARDA
Kızıl Gezegen, popüler kültür dünyasında sinemadan müziğe her zaman önemli bir yere sahip oldu. Madem bu günlerde en çok Mars’ı konuşuyoruz, o halde Mars’a atıf yapan birkaç şarkı tavsiye etmeden geçmeyelim:

– David Bowie – Life on Mars (1971)

– Ennio Morricone – A Martian (2000)

– Sun Ra – Blues on Planet Mars (1968)

– The Pixies – Bird Dream of the Olympus Mons (1991)

– The Misfits – Teenagers from Mars (1978)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s