YÜKSEK SADAKAT: KAOSUN İÇİNDEKİ UYUMU ARIYORUZ

Yüksek Sadakat, Renk Körü adlı üçüncü albümünü kısa süre önce piyasaya sürdü. Grup üyeleri, albümü hazırlarken yaptıkları tartışmaların kendilerini daha üretken hale getirdiğini söylüyor

‘Türk rock’ının babaları’ diye bir tanım varsa eğer; ‘Türk rock’ının ağabeyleri’ diye bir tanım da acilen icat edilmeli ve Yüksek Sadakat, o tanımın içine yerleştirilmeli. Yalnızca yaşlarının 40’ın üzerinde olması nedeniyle değil. Aynı zamanda, söyleyecek lafı olan, bu lafı düzgün şekilde söyleyebilen ve müzik piyasasını değiştirmek için çaba sarf eden bir grup oldukları için. Üçüncü albümleri Renk Körü’nü geçen hafta yayınlayan grupla; hem albümü değerlendirdik hem de Eurovision’u ve müzik piyasasının geleceğini konuştuk.

FARKLI TÜRLERİ BARINDIRIYOR: “Renk Körü’nde çok geniş bir müzik yelpazesi var. Enerjik bir albüm olmasına rağmen, duygusu ve felsefi yönü ağırlıkta olan şarkılara da yer verdik. Dolayısıyla, farklı müzik türlerinden hoşlananların zevkle dinleyebileceği bir albüm. Yıllardır müziğin içinde yer alan insanlar olarak, beynimizde oluşan sentezi bu albüme yansıttık. Bestelerin ve sözlerin çoğu yine Kutlu’ya (Özmakinacı) ait. Ama Kenan’ın (Vural) şarkıları da albümde yer alıyor.”

SANAT MÜZİĞİNE SAYGI DURUŞU: “Albümün çıkış şarkısı olan Sana Âşık Yalnız Ben, güçlü Türk Sanat Müziği (TSM) etkileri barındırıyor. Çocukluktan beri aklımızın bir köşesinde o şarkıların bıraktığı izler var. Sana Âşık Yalnız Ben’i, Sadettin Öktenay’ın Dudaklarında Arzu şarkısından alınmış bir melodiyle bitirmemiz de TSM ustalarına bir saygı duruşudur.”

ALBÜM YAPMAK MANTIKLI DEĞİL: “Bu devirde albüm yapmak çok mantıklı değil. Ama müziğe tüketim noktasından bakmıyoruz. Varoluşumuzu idame ettirmeye değil, müziğimizin insanların hayatında bir yerlere dokunmasına gayret ediyoruz. Amacımız dinleyicilere bir bütün halinde yeni müzikal öneriler sunabilmek. Müziğimiz aracılığıyla fikirlerimizi değil duygularımızı paylaşıyoruz. Hangi görüşlere sahip olduğumuzu anlatmak için illa ki ‘Ben buyum’ dememiz gerekmiyor. Şarkılarımız bizim kim olduğumuzu, ne düşündüğümüzü zaten söylüyor. Onları iyi analiz eden dinleyiciler, bizimle ilgili tüm ipuçlarına sahipler.”

KENDİ YOLUMUZDA İLERLİYORUZ: “Yüksek Sadakat, Türkiye’deki müzik anlayışını değiştirmeye çalışan bir grup. Önyargıları ve sektörün kurallarını dikkate almadan; kendi yolumuzda ilerlemeye çalışıyoruz. Diğer yandan müziğimizi rock veya pop gibi tarzlarla da sınıflandırmıyoruz. Çünkü bu tanımlar, bir noktadan sonra müzisyenlerin üretkenliğini sınırlayan prangalar haline dönüşüyor. Kısacası, biz oyunun kuralını kendimiz koyuyoruz.”

ROCK’ÇILARIN AĞIRLIĞI FAZLA: “Arabesk, 1970’lerde köyden kente gelip, kendilerine yaşam alanı yaratamayanların isyanıydı. 12 Eylül’ün ardından; arabesk isyanını kaybederek Türk Hafif Müziği ile birleşti. Sonuçta Türk popu ortaya çıktı. 1990’ların ilk döneminde kaliteli pop şarkıları üretildi. Ama Onno Tunç’un ölümünün ardından, kalite ortadan kalktı. Bugünse rock’çıların ağırlığı daha fazla hissediliyor. Bu, isyanın Türk müziğine dönmeye başladığını gösteriyor.”

DÖNÜŞÜM ŞART: “Madonna, Lady Gaga ve Michael Jackson gibi isimler, insanlar üzerinde pek çok politikacıdan daha büyük etkiye sahip. Biz de toplumu daha iyi bir noktaya götürmek için üzerimize düşeni yapıyoruz. Çünkü böylesine zorlu bir coğrafyada bin yıldır varolan, dünya tarihini yaratan aktörlerdeniz. Buna rağmen siyasi açıdan, estetik zevkler açısından, şehirleşme ve hatta üslup açısından iyi bir noktada değiliz. Bu durum yüzünden ciddi travmalar yaşıyoruz. Dönüşüm geçirmemiz şart.”

EUROVISION, MİLLİ MESELE GİBİ ALGILANIYOR: “Müziğin yarıştırılması fikrine hiçbir zaman sıcak bakmadık. Kaldı ki, Eurovision müziğin yarıştırıldığı bir yer bile değil. Yalnızca bir festival. Buna rağmen, Türkiye’de milli bir mesele olarak görüldüğü için, teklif geldiğinde ‘Hayır’ deme lüksüne sahip değildik. Teklifi reddetseydik, bugün biri gelip ‘Sen ülken için en ufak riski almayı reddettin. Şimdi ne hakla Güneydoğu’daki savaşı bitirin diyebiliyorsun?’ sorusunu yöneltebilirdi. Bizim de verecek cevabımız olmazdı. Risk aldık ve ülkemizi en iyi şekilde temsil ettik. Sonucun beklenenden farklı olması ise çekilen kurayla ve arka planda dönen onlarca hikâyeyle alakalıydı. Bunları açıklamamız doğru olmaz.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s