DÜNYANIN FREKANSINI DEĞİŞTİREN GÜZEL

Hollywood’un gelmiş geçmiş en güzel yıldızlarından Hedy Lamarr’ın iletişim dünyasının kaderini değiştiren bir buluşa imza attığını biliyor muydunuz? Pulitzer ödüllü ABD’li yazar Richard Rhodes‘un Hedy’s Folly: The Life and Breakthrough Inventions of Hedy Lamarr adlı son kitabı, az kişinin bildiği bu gerçeği detaylı bir şekilde ortaya koyuyor.

Avusturya’da 1913’te dünyaya gelen Lamarr, oyunculuğa çocuk yaştayken başlar. 1933 yapımı Ecstacy filminde tamamen soyunarak, sinema tarihinin ilk çıplak sahnesinde rol alır. Ardındansa Adolf Hitler’in dostlarından silah tüccarı Friedrich Mandl ile evlenir. Baskıcı bir eş olan Mandl, Lamarr’ın filmlerde oynamasını yasaklayarak onu kendi işinde çalıştırmaya başlar. Bilime özel bir ilgisi olan güzel oyuncu, bu dönemde birlikte vakit geçirdiği mühendisler ve teknisyenler sayesinde silah teknolojisinin inceliklerini öğrenir.

HİZMETÇİ KILIĞINDA KAÇTI

Bir süre sonra eşinin despotluğu ve Naziler’e yakınlığı nedeniyle canından bezen Lamarr, çılgın bir karar alır. 1937 yılında önce tüm mücevherlerini çantasına doldurup eşine uyku ilacı verir, ardından da hizmetçisinin kılığına girerek malikânesinden kaçar. Sonra Londra günleri başlar ve nihayet Lamarr, küçüklükten beri hayalini kurduğu Hollywood’a taşınır. Burada tanıştığı yapımcı Louis Burt Mayer, ona yıldızlığa uzanan yolun kapılarını açar. 1940’tan 1958’e kadar Clark Gable, James Stewart ve Spencer Tracy gibi oyuncularla 20’nin üzerinde filmde rol alan Lamarr, artık dönemin sinema eleştirmenleri tarafından ‘Dünyanın en güzel kadını’ olarak nitelendirilmektedir.

PİYANODAN ESİNLENDİLER

Ancak Lamarr, setlerden arda kalan zamanlarda, filmlerinde canlandırdığı vamp kadın karakterlerine taban tabana zıt bir projeyle uğraşmaktadır. Müzisyen komşusu George Antheil ile ortaklaşa yürüttüğü projenin hedefi, nefret ettiği Naziler tarafından hedefi değiştirilemeyecek torpidolar üretmektir. Çünkü o dönemde tek bir radyo frekansı aracılığıyla kontrol edilen torpidolar, frekansı tespit eden düşman donanması tarafından etkisiz hale getirilebilmektedir. Gizli proje, 1942’de dahiyane bir buluşla sonuçlandırılır: Otomatik piyanoların çalışma prensibinden etkilenen ikili, ‘frekans atlamalı yayılı spektrum’ teknolojisini geliştirir. Bu teknoloji, torpidoyu yönlendiren telsize ait frekansların sürekli değişmesini sağlamaktadır. Böylece projeyi sunacakları ABD donanması, Lamarr’ın nefret ettiği Nazileri kolaylıkla vurabilecektir. Frekans değişimi sayesinde telefon hatlarının düşman tarafından dinlenemez hale gelmesi de mümkün kılınmıştır.

TEK KURUŞ KAZANMADI

Buna rağmen ABD, bu teknolojik avantajı 1962 Küba Füze Krizi patlak verene kadar kullanmaz. O tarihe gelindiğindeyse patentin süresi dolmuş olduğundan ikiliye para ödenmez. Ancak bilim insanları, 1962’den sonra Lamarr ve Antheil’ın buluşunu farklı amaçları için uyarlamaya koyulurlar. Her buluş bir öncekinin üzerine eklenir. Sonuçta Lamarr ve Antheil’ın oluşturdukları temelden faydalanılarak, günümüzde milyarlarca insanın kullandığı GSM, Wi- Fi ve GPS teknolojileri icat edilir. İletişimin kaderini değiştiren buluşundan tek kuruş kazanamayan Lamarr ise beş evlilik daha yapar ve 2000’de Florida’daki mütevazı evinde yaşama veda eder.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s