Zekâdan korkmak aptallıktır

İngiltere’nin önde gelen üniversitelerinden “London School of Economics” tarafından yapılan bir araştırma, zeki insanların toplumun geneline kıyasla daha mutsuz olduklarını ortaya koydu. Araştırmanın sonuç bildirisi, bana 1961’de intihar eden ünlü yazar Ernest Hemingway’in “Zeki insanların mutlu olmaları, hayatta görülen nadir şeylerdendir” sözünü hatırlattı. Peki mutluluğun anahtarı olması gereken zeka, nasıl oldu da sahipleri için bir mutsuzluk kaynağına dönüşebildi?

Bu soruyu cevaplayabilmek için öncelikle “çocukluğumuza inmeliyiz”. Çünkü akılcılığı ön plana alan modern toplumun en büyük çelişkilerinden biri, zeki bireylerini çocukluklarından başlayarak ötekileştirecek şekilde evrimleşmiş olmasıdır. Örneğin zeki çocuklar, yaşıtları tarafından “garip” bulundukları için oyunlardan dışlanırlar. Okula gitmeye başladıklarında ise başarıları kıskanıldığı için “inek” ve benzeri olumsuz lakaplarla çağrılmaya başlarlar.

Ötekileştirme iş hayatında da devam eder. Belli bir zeka seviyesinin üzerindeki kişileri bir araya getiren Mensa adlı kuruluşun üye listesi, üyelerin yalnızca küçük bir bölümünün çalıştıkları kuruluşlarda karar verici konuma yükselmeyi başardıklarını gösteriyor. Fiziksel üstünlüğe, zeka üstünlüğünden daha fazla değer verilmesi ise diğer bir çelişki. Geçmişte kol gücüne dayalı başarıları nedeniyle askerler halk kahramanı haline gelirken, bugünlerde bu paye, yine benzer yeteneklerinden dolayı sporculara layık görülüyor.

Bu koşullar altında zeki insanların payına ya sahte bir uyum maskesi altında yaşamak, ya da dozunu sürekli arttıran bir yalnızlığın pençesinde can çekişmek düşüyor. Her iki yolun vardığı ortak nokta ise derin bir mutsuzluk…

Toplum olarak bizim üzerimize düşen, “aklımızı başımıza almak”. Yani tahammülsüzlüğümüzü ve kıskançlığımızı törpüleyerek zeki azınlıkla barış yapmak… Onlara hak ettikleri konuma gelme şansı tanımak… Çünkü aklı başka, bedeni başka yerde olan bir toplum, kendini sağlıklı bir şekilde geleceğe taşımayı başaramaz. Tıpkı biz bireylerin bedensel dürtülerimize kulak verip aklımızı geri plana attığımızda hata yapmaktan kaçınamayacağımız gibi…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s